• Şırnak23 °C
  • Batman23 °C
  • Diyarbakır29 °C
  • İstanbul25 °C
  • Ankara20 °C

Cizre Medya / Editör

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bugün 27 Aralık

27 Aralık 2015 Pazar 16:20

Bugün 27 Aralık. PKK’lıların Cizre’nin Nur Mahallesinde dindar üyeleri komple imha etmek için düğmeye bastığı tarih..

Geçen sene bu tarihte gerçekleşen olaylar, olağan bir kararla gerçekleşmedi. Olaydan önce gerekli tüm hazırlıklar yapılmış, saldırı yapılacak evlerin keşfi yapılmış, mevziler ayarlanmış, 9 farklı hakim tepe ve ev çatılarına kum torbaları yerleştirilmiş, gerekli mühimmatlar tedarik edilmiş ve saldırıda rol alacak PKK’nın dağ kadrosu da önceden Cizre’ye gelip yerleşmişti.

PKK medyasının dediği gibi olaylar, Hüdapar üyelerinin “halkı sorguladığı ve silahla sabaha kadar beklediği çadır”a saldırısı sonucu gerçekleşmedi. Zaten söz konusu nöbet çadırı(!)na saldırı olmuşsa şayet, çadırda kurşun izlerinin, saldırı izlerinin olması gerekir idi. Kurşun yememiş, tahrip olmamış, yıkılmamış, yerinde duran bir çadırdan dolayı PKK’nın yaklaşık 10 saat boyunca komple bir mahalleyi taraması, öldürmeye teşebbüs etmesi akla-mantığa sığacak bir şey de değildir..

PKK, Kobane’de bile 10 saat boyunca “aralıksız” bir çatışma/saldırı yapmıyor veya yapamıyor iken, bir çadırı bahane ederek 10 saat boyunca mütedeyyin bir mahalleyi taranması mantığa oldukça terstir..

Saldırı öncesi Cizre’deki KCK yetkililerinin Mustazaflar Cemiyeti Cizre Şubesi’ne gelerek “yaptığınız basın açıklamasından ötürü özür bekliyoruz” türünden sarfettikleri akla ziyan sözler, olaya bir gün kala dönemin Şırnak Valisi Hasan İpek’in sabahın erken saatlerinde gizli bir şekilde Cizre’ye gelip KCK yöneticileri ile yaptığı gizli toplantı, bu saldırının olağan bir durum neticesinde cereyan etmediği, olay öncesi aktörlerin gerekli dirsek temaslarında bulunduğu ve “iyi polis, kötü polis” rolüne büründükleri inkâr edilemez bir gerçektir.

 

Devlet, bu olaya sadece seyirci kaldı, seyirci kalmayı yeğledi.

Düşünün! 10 saat boyunca bir mahalle taranıyor ve mahallenin hemen 10 metre ötesinde koca "Garnizon komutanlığı", karşısında "Tank taburu", arka tarafında yani nehrin diğer ucunda ve olayları canlı canlı gören "Milli istihbarat teşkilatı", "İlçe jandarma" ve "ilçe emniyet müdürlüğü" kılını kıpırtatmıyor... Olayları sadece seyrediyor.. Vali bey ise saat 9:30-10:00'da telefonuna cevap veriyor ve kendisini arayan Hüdapar ilçe yönetim kurulu üyesini azarlayıp "siyaset yapıyorsun, siyaset yapma" diyor...

 

Evet. O gün devlet ile PKK'nın el ele verip, birinin tüm imkânlarıyla hücum ettiği, diğerinin ise sadece seyrettiği/göz yumduğu olayın yıl dönümü bugün..

Ve bugün. Şu saatlerde. Gene aynı mahallede devlet ile PKK'nın amansız savaşı boy gösteriyor... Her iki taraf ta kan kaybediyor, can kaybediyor...

Devletin 10 saat boyunca göz yumduğu silahların namlusu, bugün devletin kendisine yönelmiş durumda...

Ve Nur Mahallesi... İzzet abidesi bi yer... İnancın cesaretini ta yüreklerine kadar hisseden iman ehli insanlarla dolu bir yer...

Onlar tuzak kurar, Allah’ta tuzak kurar. Ve Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır” ayeti celilesinin tecelli ettiği bir Mahalle..

Az olan bir topluluğun, çok olan bir topluluğa karşı galebe çaldığı, imanla yoğrulan yüreklerin Allah’tan başka kimseye eyvallahı olmadığı, 30 yıldır Allah’tan başka kimseye boyun eğmeyen, çaresizliğin diyetini bazen canlarıyla ödeyen, Seydalarını, kardeşlerini, dava arkadaşlarını, can kardeşlerini kaybetmenin verdiği acı ve özlemle hüznünü içine gömen, İslam düşmanı nifak ehlinin yaşattığı mağduriyetleri Allah’a şikayet eden, teslimiyet misali bir yer.. Cizre Nur mahallesi..

Bu saldırıdan habersiz olmalarına, gafil avlanmalarına rağmen Allah’ın yardımı ve iman ehli, cesaret ehli yiğit erlerin cehdi sonucu tuzak kuranlar tuzağa düşmüş, avlanmaya gelenler bir nev’i av olmuştu. 9 farklı yerden Nur Mahallesinde bulunan Hüdapar üyelerine saldırı yapanlar, öldürmek isteyenler, geri adım attırmak isteyenler, yıldırmak isteyenler.. eli boş geri döndüler/dönmek zorunda kaldılar..

Ömrünün son demlerini yaşayan, son günlerde camiden çıkarken bastonunu yere vurup “ben sizden önce sehit olup cennete gideceğim” diyen 65 yaşındaki amcamız Abdullah Deniz şehadeti ve evinde, çocuklarının arasında iken diri diri yakılmak istenen ancak Allah’ın yardımıyla yanan evden sağ kurtulan hamile bacımızın başına gelenler, mazlumla zalimi birbirinden ayırt etmek isteyenler açısından ibretlik olaydır..

Evet. Bugün 27 aralık..

Geçen sene bugün cereyan eden olayın medyaya yansıyan şeklini link vererek buraya alıyoruz:

Dağdan Katliam İçin Cizre'ye Geldiler

 

Devlet uykuda yakalandı

 

Arınç'tan Cizre Açıklaması"Hüdapar Mazlum ve Mağdurdur"

 

Polis Cizre'ye 9 saat sonra böyle müdahale etti!-VİDEO

 

Cizreli Müslümanlar 'Kurbanlık koyun değiliz'

 

Cizre olaylarını kim nasıl gördü?

 

“Cizre'de İslami kimliğe saldırılmıştır”

 

Cizre'deki katliamı 'Seriyyeler' önledi

 

Davutoğlu Cizre olaylarını değerlendirdi

 

Cizre’de ölenlerin otopsisi tamamlandı

 

PKK, dindar halkı imha etmek için saldırdı

 

Abdullah Deniz’in cenazesi Cizre’ye uğurlandı-FOTO

 

Sağlık-Sen: Cizre'de dindar ailelerin evleri yakıldı

 

HÜDA-PAR Üyeleri Saldırıda Yaşadıklarını Anlattı-FOTO

 

Cizre saldırısındaki sis perdesi aralanıyor

Bu yazı toplam 4784 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
  • FETÖ'nün bir kumpası daha çöktü
  • Zeynel Bey Türbesi'ni taşıma işlemleri sürüyor
  • SİLAHLAR ABD'DEN UÇAKLAR İNCİRLİK'TEN
  • 'Stres çarkı dikkat dağınıklığına neden oluyor'
  • "HÜDA PAR'a güvenerek 'evet' oyu veren birçok kişi oldu"
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Cizre Medya Medyadaki Gözünüz! | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA