• Şırnak25 °C
  • Batman27 °C
  • Diyarbakır27 °C
  • İstanbul26 °C
  • Ankara19 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kadın Ve Şahsiyet
10 Kasım 2012 Cumartesi 02:32

Kadın Ve Şahsiyet

Tecrübeler; namaz kılıp da oruç tutmayan, zekât vermek istemeyen, ‘hacca gitmem` diyen veya Rabbinin farz kıldığı ibadetler için ‘yapmam` diyen bir mümine hanıma rastlamanın zor olduğunu göstermektedir.

 

Tecrübeler; namaz kılıp da oruç tutmayan, zekât vermek istemeyen, ‘hacca gitmem` diyen veya Rabbinin farz kıldığı ibadetler için ‘yapmam` diyen bir mümine hanıma rastlamanın zor olduğunu göstermektedir.
Asr-ı Saadette, annelerimiz Allah Resulü (s.a.v)’nün arkasında namazlarını eda eder, bu farizayı kâmilen yerine getirmeye gayret ederlerdi. Örneğimiz olan o annelerimiz arasında namaz kılmama gibi bir duruma siyer kitaplarında rastlamıyoruz. Oysa günümüzde cehalet içerisine mahkûm edilmiş olan nice Müslüman kadın namazdan gafil olarak hayatını idame ettirmektedir. 

Topluma baktığımızda namaz kılan ailelerle kılmayanlar arasında İslami yaşantı açısından, dağlar kadar fark olduğu görülecektir. Müslümanlığının farkında olan şuurlu kadın için namaz gözlerinin nurudur. Diğeri içinse farkında ve şuurunda olamadığı kayıp bir hazinedir. Namazlı kadın bu nurun kıymetini bilerek namazsız kadınları da bu nurla aydınlatmaya çalışandır. 

Namaz İslami yaşantının mihenk taşı olduğundan Müslüman kadınlar arasında da şuurlu ile cahili birbirinden ayırır. Resulullah (s.a.v) “Namazı olmayanın dini yoktur.” (Mu’cemus­ Sağir, Taberani) buyurmuştur. Aslında namaz İslami yaşantının üzerine bina edildiği en büyük ibadettir. Namazlı mümine hanım “Allah ve Resulü, bir işte hüküm verdiği zaman, artık inanmış bir erkek ve kadına, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a, Resulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzab / 36) ayeti gereğince mükellef olduğu diğer farz ibadetleri de yerine getirir. 

Tecrübeler; namaz kılıp da oruç tutmayan, zekât vermek istemeyen, ‘hacca gitmem’ veya Rabbinin farz kıldığı ibadetler için ‘yapmam’ diyen bir mümine hanıma rastlamanın zor olduğunu göstermektedir. Buna mukabil namaz kılmayan bir hanımın ise İslami hayatın neredeyse tümünden gafil olduğunu görüyoruz. Bu nedenle namaz kılan kadınlar, namaz kılmayan kadınların yüzdesini çıkarıp aralarında paylaştırmak gibi bir hedef belirlemelidir. Örneğin bu oran 1/10 ise, her şuurlu mümine kadın, on şuursuz kadının namaza başlamasına vesile olmaya çalışmalıdır. 

Müslümanca yaşamayı düstur edinmiş hanımın ibadi hayatındaki en önemli hususlardan biri de iffet konusudur. Günümüzde gayri İslami yaşantıya mahkûm edilmiş kadınların bu noktadaki hali düşünüldüğünde konunun ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. İffet konusu; namus, hayâ, ar bağlamında günümüz Müslüman kadınlarının çoğunun kaybettiği daha doğrusu kaybettirildiği bir değerdir. Kur’an ve sünnet ise bu husus üzerinde önemle durmuştur. Maide 5. ve Nisa 25. ayeti kerimelerde ‘iffet’ vurgusu Müslüman kadının özelliği olarak belirtilmiştir. Hak-batıl savaşında, batılı temsil edenler, modernizm ve kadının özgürleştirilmesi maskesi altında İslam âleminin son yüzyıla kadar en muhkem kalesi olan Müslüman kadına saldırılarını odaklamış ve maalesef bunda da başarılı olmuşlardır. Kanlı savaşlarla elde edemediklerini yumuşak savaş tekniklerini kullanarak elde etmeye başlamışlardır. 

Kadının iffetli olduğu bir toplumda, erkeğin erkekliğinden bahsedilebilir. Ancak kadının iffetsizleştirildiği bir toplumda, şahsiyetsizleştirilen kadınla beraber artık erkeğin de şahsiyetinden bahsedilemez. Böyle bir toplumda zihinler kirlenmiş; düşüncelerin, fikirlerin, değerlerin yerine şehvet, utanmazlık, ahlaksızlık gibi süfli duygular yerleşmiştir. İşte bunun sonucu olarak da bu çağın belası olan “hedonizm” denilen zevk ve haz furyası başlamıştır. 

Şanı Yüce Rabbimiz; “Allah sizin tevbenizi kabul etmek ister; şehvetlerine uyanlar (kötü arzularının esiri olanlar) ise büsbütün yoldan çıkmanızı isterler” (Nisa / 27) ayetiyle bizleri uyarmıştır. Müslüman kadın ayeti kerimedeki uyarının farkındadır ve kendisini aldatmaya çalışan şehvetperest odakların hilelerine karşı uyanıktır. İffetsizliğin kendi semtine uğramasına izin vermez. Kendisini iffetsizleştirecek olan; moda, taklit, özenti, dünyevi zevk-u sefadan uzak durur. Bunların yerine onun hayatında tesettür, hayâ, namus ve takva vardır. Tıpkı Hz. Şuayb (a.s)’ın kızları gibi. Kur’an onların halini şöyle ifade eder: 

“Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları subaşına götürmekten çekinen) iki kız buldu. Dedi ki: “Bu durumunuz ne?” “Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır. “ dediler. Hemencecik onların sürülerini suladı…” (Kasas / 23­¬24) 

Bir kadın için en güzel örneklik… Hayâ ve utanma. Bu davranış modeli günümüz şuurlu Müslüman kadınlarının da vazgeçilmez özelliğidir. Utanma duygusu olmayan bir kadın için zamanla iffetsizlik kaçınılmaz bir durumdur. Utanan kadın kendisine yönelmesi muhtemel taciz ve saldırılara karşı peşin bir set çekerek tehlikeyi asgariye indirgemiş demektir. Birçoğumuzun gözlemlemiş olduğu gerçek bir hakikattir ki; toplumda İslami kişiliği olmayan erkekler bile örtülü bir bayana saygı gösterirler. Tesettürsüz bayanların bu tip itirafları malumumuzdur. Onlardan biri toplu taşıma araçlarında ayakta kalan örtülü bayanlara erkeklerin yer verdiğini fakat kendilerine yer verilmediğini belirtmektedir. 

İslam’dan uzaklaştırılan kadınlardan alınan en önemli hasletlerden biri olan hayâ ve utanma duygusu tesettürsüzlük ile başlamıştır. Müslüman kadına moda adı altında çıplaklık, açılıp saçılma özgürlük sloganıyla sunulmuş, ar duygusu kaybolan Müslüman kadın, peşi sıra gelen adımları takip etmiştir. Erkeklerle ihtilat ve ilişkiler gayrı İslami tarzda geliştirilmiş ve normalleştirilmiştir. Bunda en etkili olan araçlarda batı kültürünü aşılayan filmler, diziler, yarışmalardır. Bilinçsiz Müslüman kadın bu tip tuzaklarla avlanmakta... Gördüklerine karşı, kadın duygusallığından kaynaklanan kıskançlık tam bu noktada, özenti ve taklit olarak ortaya çıkmakta; dizilerde, filmlerde sunulan karakterleri rol model olarak almaktadır. Allah Resulü (s.a.v) ise; 

“İffet sahibi olunuz. Çirkin şeyler yapmayınız. Kadınlarınızı da, afif (iffetli) yapınız” emrini vermiştir. Müslüman kadının alacağı model budur. Konuya devam edeceğiz inşallah. Selam ve dua ile… 

(1) Zevk, keyif almanın (gayri İslami) hayatın tek anlamı olduğunu savunan bir tür felsefe. Gelişim, ilerleme, eleştiri, tartışma, adalet, eşitlik, özgürlük gibi toplumsal kavramların gereksiz olduğunu düşünen ve dünyaya gelmenin tek amacının zevk almak olduğunu belirten felsefe olarak bilinir. 

Saadet Hale / Nisanur Dergisi – Eylül 2012

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
  • FETÖ'nün bir kumpası daha çöktü
  • Zeynel Bey Türbesi'ni taşıma işlemleri sürüyor
  • SİLAHLAR ABD'DEN UÇAKLAR İNCİRLİK'TEN
  • 'Stres çarkı dikkat dağınıklığına neden oluyor'
  • "HÜDA PAR'a güvenerek 'evet' oyu veren birçok kişi oldu"
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Cizre Medya Medyadaki Gözünüz! | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA