• Şırnak24 °C
  • Batman29 °C
  • Diyarbakır28 °C
  • İstanbul19 °C
  • Ankara23 °C

Zülküf ER / Doğruhaber

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kanaat Önderleri Ya da Kürt Akilleri İşbaşına!

05 Kasım 2013 Salı 18:19

Kürdistan`da PKK-BDP tarafından bir kez daha tutuşturulmak istenen fitne ateşinin alevlenmemesi için, saldırganların saldırılarına ve iftiralarına son vermesini sağlamak ve saldırganların deşifre edilmesi için herkesin üzerine düşeni yapması lazımdır. 

Bu konudaki en büyük iş, bölgedeki kanaat önderlerine düşmektedir. Seydaların, Şeyhlerin, Aşiret Reislerinin bu zehire karşı panzehir görevi görmeleri lazımdır. Kürt halkı her hangi bir ihtilaf yaşadığında genelde mahkemelere gitmek yerine, haydi Şeriata gidelim, der. Burada kastedilen, bu sorunun çözümü için bir Molla`ya ya da Şeyhe müracaat etmektir. 

Gelinen bu aşamada, tutuşturulmak istenen fitne ateşinin atıl kalması için Âlimler, Seydalar, hocalar birilerinin kendilerine müracaat etmesini beklemeden şaşiklerini ortaya atmalıdırlar. Halkta karşılığı olan bu kişilikler, saldırıların ve kaosun durdurulması için çabalamak zorundadırlar.Güncel deyimle ellerini taşın altına koymalıdırlar. Bu sorumluluk anılan kesimler için bir tercih değil taşıdıkları ilim ve unvanın yüklediği mecburiyettir. 

Onlar bu sorumluluklarını yerine getirmeyecek olurlarsa, hem Allah katında mesul olurlar hem de onların boş bıraktığı alanı Ertuğrul Kürkçü gibi, ömrü boyunca Kürt Halkı için bir an bile çaba sarf etmemiş biri kalkıp Kürt Halkının iradesine ipotek koyar. Yıllarca Türk Solunun en marjinal kesiminde zaman zaman silahlı olmak üzere mücadele veren Kürkçü, bu mücadelesinin sonucunda arpa kadar yol alamamıştı. Ama yedi kocalı Hürmüz BDP, Kürt halkının oylarıyla Kürkçüyü meclise taşıdı. 

Meydanın bu tür karanlık kişilere kalmaması için Kürt Kanaat önderlerinin hemen harekete geçmesi lazımdır. Yoksa ömürleri boyunca meclis kapısından içeri girmemiş bu sonradan görme solcular, Kürt oyları ve kanı üzerinden nemalanmaya devam edeceklerdir. 

Bölgenin bir kez daha kaosa sürüklenmemesi için, bölgede sözü dinlenebilecek kim varsa bu konuda çabalaması lazımdır. Özellikle İş Dünyası, sendikalar, Sivil Toplum Kuruluşları, İnisiyatiflerin ve de en önemlisi yerel basının bu konuda aktif olması lazımdır. Bu kesimlerin tamamının Bölge`de yeni bir kardeş kavgası istemediklerini yüksek sesle ve mütemadiyen haykırmaları lazımdır. 

Bölge Milletvekilleri de ellerini taşın altına koysunlar diyeceğim ama zaten bölge milletvekillerinin bir kısmı terör kışkırtıcısı olarak görev yapıyorlar. BDP Milletvekillerinin olayları yatıştırmak yerine alışıldığı üzere kan ve silah tüccarlığı yapmaları olayları çığırından çıkarmaya yönelik bir davranıştır. 

Yıllar önce yaşanmış ve küllenmeye yüz tutmak üzere olan PKK-Hizbullah çatışmasını yeniden alevlendirmeye çalışmak akıl kârı bir davranış değildir. Siyasi partilerin mücadelesi siyaset arenasıdır. Silahların gölgesinde ve desteğinde yapılacak siyasi mücadele ise barbarlıktan başka hiçbir şey doğurmaz. 

Seçildikten sonra seçildiği ilde yaşayan herkesin Vekili olması gerekenler, siyasetçiden çok PKK`nin sözcüsü gibi davranıyorlar. Batman`da öldürülen Temel`in cenazesine katılan Kışanak, Akat ve Kürkçü gibi savaş çığırtkanları ortamı sakinleştirmek yerine Hüda Par`ı hedef göstermeyi tercih ettiler. Bu aşamadan sonra Hüda Par camiasına yapılacak her saldırının azmettiricisi BDP`lilerdir. 

Hem Hüda Par`ın hem de BDP`nin; PKK-Hizbullah çekişmesine taraf olmaktan ziyade iki taraf arasındaki husumetin bitirilmesi için çabalamaları gerekir. Hüda Par, Hizbullah-PKK çekişmesinde ara buluculuk yapabileceğini açıkladı. Bakalım BDP milletvekilleri de bu cesareti gösterebilecekler mi? Eğer gerçekten savaş istemiyorlarsa onlar da böyle bir çağrı da bulunsunlar. Hele kendilerine YDG-H diyen o çapulculara dur deme cesaretleri olacak mı acaba? 

Hüda Par camiasına yönelik yüzlerce saldırıya sessiz kalan BDP`lilerin, sonunda bir namus cinayeti olduğu yönünde kanaatin ağır bastığı Batman olayını Hüda Par`ın üzerine yıkmaya çalışması Hüda Par ile siyasi mücadeleye hazır olmadıklarının göstergesidir. Onlar da kaosun olmadığı, PKK`lilerin ellerindeki silahların gölgesinin düşmediği bir seçimde bu kadar güçlü olamayacaklarını biliyorlar. O yüzden de silah patlasın, insanlar ölsün diye bekleşip duruyorlar. 

İşte tam da bu noktada yeni ölümlerin yaşanmaması için Kürt Kanaat önderlerinin hemen harekete geçmeleri lazımdır. 

Gerekirse sivillerden oluşan bir heyet kurularak iki tarafla görüşmeler yapılmalıdır. Bağımsız ve tarafsız bir sivil heyet, saldırganların saldırılarına dur demek için harekete geçmeli, mağdur tarafın şu ana kadar gösterdiği olgun tavrın hakkını teslim etmelidir. Seydalar, Âlimler, Şeyhler ve diğer kanaat önderleri saldırgan tarafın saldırılarını sonlandırmak adına harekete geçmelidir. Eğer saldırgan taraf, bu çağrılara icabet etmezse bu tarafı toplum nezdinde mahkûm etmelidir. Kanaat önderleri bu sorumluluğu üstlenerek tutuşturulmak istenen fitnenin daha alevlenmeden yok edilmesini sağlamalıdır. Ticaret odalarından, İlmiye Camiasından, Barolardan, Meşayih Temsilcilerinden, Eğitimcilerden, Sendika temsilcilerinden ve toplumsal karşılığı olan inisiyatif temsilcilerinden oluşacak olan heyet, Kürt Akil heyeti gibi çalışmalıdır. 

Gerek bireysel olarak gerekse de kurumsal olarak sözü geçen herkesin saldırganları durdurmak ve ifşa etmek adına harekete geçmesi lazımdır. Şimdiye kadar yapılan saldırılara sessiz kalan söz ve etki sahiplerinin bu işe artık dur demek adına acilen harekete geçmesi lazımdır. Kanaat önderleri aktif ve adil bir şekilde çalışarak yeni saldırıların engellenmesini ve halk arasında kalıcı bir barışın sağlanmasını hedeflemelidirler. 

Seçimler yaklaştıkça saldırılarını arttıracakları sinyalini veren BDP kanadının, saldırıların ters tepeceğini artık anlaması lazımdır. Tek kelimeyle bir kez daha ifade edelim ki; Yeniden kardeş kavgası çıkmasını arzulamak her şeyden çok Kürt Halkı`na ihanettir. Siyasete kan ve silah karıştırmak, ya da küllenmeye yüz tutan PKK- Hizbullah çekişmesini bir kez daha alevlendirmek Kürdistan`ı ateşe atmaktır. 

İşte kanaat önderleri bu ateşin yanmaması için gerekirse kendi canlarını bile ortaya koymalıdırlar. Yoksa ateş bölgeyi yakarken onlara torpil yapmayacaktır. 

Bu yazı toplam 264 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
  • Yavuz: Ne felaket tellallığı ne de hamaset kolaycılığı
  • Erdoğan ABD'nin Türkiye'yi tehdit ettiğini açıkladı
  • "Kur’an kurslarımızı önemsiyor, yıl boyunca devam etmesini istiyoruz"
  • Öldürülen PKK'li tartışmalı belgeselde rol almış
  • 18 yıldır evlat hasreti çeken anne hayata gözlerini yumdu
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Cizre Medya Medyadaki Gözünüz! | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA