• Şırnak14 °C
  • Batman16 °C
  • Diyarbakır18 °C
  • İstanbul18 °C
  • Ankara17 °C

Mehmet Yavuz / Doğruhaber Gazetesi

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kürt gençleri sorgulamalı artık!

21 Eylül 2015 Pazartesi 15:38

Birkaç TV programında, milletvekili olsaydım şayet, Meclis kürsüsünden Fatiha Suresi ile Kürtçe bir şiir okuyacağımı söylemiştim.

Amaç, dikkatleri asıl meseleye çekmek, asıl sorunun Kemalist kurucu sistemin zihin dünyasının ürünü olduğunu ve o zihin yapısının hiç değişmediğini ispatlamak.

Her konuşmanın tutanaklara geçtiği meclis, Kürtçe için anlaşılmayan veya bilinmeyen tanımlaması yaparken, Fatiha içinse X, yani bilinmeyen tanımlaması yapıyor.

İşte burdan hareketle 90 yıldır iğdiş edilen zihinlere bunun zulüm olduğunu, bu anlayış değişmediği müddetçe iki yakamızın bir araya gelmeyeceğini, bunu değiştirmenin hem İslami hem de insani bir görev olduğunu, açık olan siyaset kanalları üzerinden gündeme getirmek.

Mücadeleyi açık olan siyaset kanallarını sonuna kadar zorlayarak sürdürmek.

Hendek kazmaya gerek duymadan, bir belediye zabıtasından farkı olmayan trafik polisini öldürmeden, sivil halkın yaşam alanlarına tonlarca patlayıcı yerleştirmeden...

Tam olmasa da buna benzer bir şey yaptı HDP'li vekil Kadri Yıldırım.

Meclis başkanlığına Kürtçe bir soru önergesi verdi ve önerge beklendiği gibi reddedildi.

Niyet sorgulaması yapmadan ve doğru kimden gelirse gelsin kabul etme şiarımızın bir gereği olarak bu hamleyi doğru bir adım olarak değerlendirdiğimi ifade etmek isterim.

Yapılması gereken bundan sonra siyaset kanalı üzerinden sistemin bu ırkçı anlayışı ile mücadele etmek.

Sisteme ve sistemin kurumlarına;

“-Madem Kürtçe'yi bilinmeyen bir dil olarak görüyorsun, o halde resmi dili Kürtçe olan Irak Kürdistanı'nda neden temsilcilik açıyorsun?

-Devletin resmi ajansı olan Anadolu Ajansı neden Kürtçe haber servis ediyor?”

demek sureti ile kamuoyu oluşturmak.

İnanıyorum ki haklı olunan bu meselede böylelikle toplumsal uzlaşı oluşacak ve ırkçı sistem ister istemez kendisini bu yönde değiştirmek zorunda kalacak.

Marksist olmadığını bildiğim HDP'li vekil Kadri Hoca, bir yandan bunun mücadelesini verirken diğer yandan Kürt gençlerini ölüme gönderen, farklı görüşlere hayat hakkı tanımayan, muhaliflerini şiddet kullanarak tasfiye etmeye çalışan tekçi, tektipçi ve faşizan anlayışa sahip PKK zihniyeti ile de mücadele etmelidir.

“O zaman orada durdurmazlar ki!” dediğinizi duyar gibiyim ve ben de öyle düşünüyorum.

Öyle olduğunda mücadelesi çok daha anlam kazanacak ve şu husus Kürt gençleri tarafından sorgulanır hale gelecek:

“Demek ki sizin amacınız Kürt meselesini çözmek değil, elinize sopa alıp Kürtleri yönetmekmiş.”

Başka bir şeyi daha sorgulamalı Kürt gençleri:

Bizi ölüme gönderen savaş baronlarının ve onların sözcülüğünü yapan siyasetçilerin çocukları neden yanımızda değil?

Neden onlar kolejlerde, barlarda, kafelerde veya kanımız üzerinden devşirilen maaşlarla Avrupalarda, Amerikalarda?

Sorgulanmalı evet;

Neden Abdullah Öcalan'ın yeğeni mecliste de biz hendeklerde, ölmede ve öldürmede?

Yanlış olan hangisi?

Biz mi, o mu?

Dilek Öcalan yanlışsa neden bizimle değil, biz yanlışsak neden hala burdayız?

Kürtlük veya Kürdistanilikle hiçbir alakası olmayan Duran Kalkan'ın talimatı ile savaştırılmak zorunda bırakılan Kürt gençleri sorgulamalı artık:

“Silahlı Devrimci Halk Ayaklanması” aşamasında ‘Silah var, ölme-öldürme var, devrim söylemi de var, peki neden halk yok, halk neden sokağa dökülmüyor?

Çünkü halkın böyle bir talebi yok.

Bunları sorgulayacak ve sorgulatacak kişi ve kadrolara ihtiyaç var.

Ölümleri durdurmanın, halkları birbirine kırdırmanın ve böylelikle bu mazlum coğrafyayı emperyalizmin müdahalesine açık hale getirmenin önündeki en büyük engellerden biri bu olacaktır.

PKK'nin başlattığı savaşı gerekçe göstererek özellikle memleketin batısında yaşayan sivil ve masum Kürtlere “Ya Allah, Bismillah, Allahu Ekber” diyerek saldıran hikmet ve iz'an yoksunları da şunu çok iyi bilmek zorundadırlar:

Saddam'ın “Enfal” gibi bir Kur'an Suresi'nin adını kullanarak Kürtlere saldırması, Kürtlerin Irak'tan ayrılma kararı alması ile neticelenmiştir.

IŞİD'in harici-tekfirci mantığı üzerinden de kimi Kürtler İslam'a ve Kur'an-ı Mübin'e düşman hale getirilmişlerdir.

Sizin de Kürtlere dini sloganları kullanarak saldırmanız benzer sonuçlar verecek ve bunun dünyevi-uhrevi vebali sizi yakacaktır!

Bu yazı toplam 904 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
  • Yavuz: Ne felaket tellallığı ne de hamaset kolaycılığı
  • Erdoğan ABD'nin Türkiye'yi tehdit ettiğini açıkladı
  • "Kur’an kurslarımızı önemsiyor, yıl boyunca devam etmesini istiyoruz"
  • Öldürülen PKK'li tartışmalı belgeselde rol almış
  • 18 yıldır evlat hasreti çeken anne hayata gözlerini yumdu
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Cizre Medya Medyadaki Gözünüz! | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA