• Şırnak26 °C
  • Batman26 °C
  • Diyarbakır26 °C
  • İstanbul24 °C
  • Ankara17 °C

Sait Şahin / Alıntı Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Öcalan tövbe etmeli ve af dilemeli

14 Şubat 2014 Cuma 13:25

HÜDA PAR’ı kast ederek) “Çünkü vaktiyle insan haklarına aykırı birçok işte kullanıldıklarını düşünüyor. Bununla bir yüzleşme yapmalarını ve bu yüzleşmeyi de halka açık bir şekilde yansıtmalarını bekliyor. Bu süreci benimsedikleri zaman demokratik siyasette yer alabileceklerini söylüyor. HÜDA PAR’a dair genel yaklaşım budur.”

 

Bu sözler Sırrı Süreyya Önder’e ait. İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşen Sırrı Süreyya Önder’e, Abdullah Öcalan’ın HÜDA PAR hakkındaki düşünceleri sorulunca bu cevabı veriyor.

Abdullah Öcalan’a nispet edilen cevap üç mesaj içeriyor:

1-            HÜDA PAR insan haklarına aykırı birçok işte kullanılmış.

2-            Yüzleşme/eleştiri yapmalı ve bunu halka yansıtmalı.

3-            Bunu yaptıkları zaman demokratik siyasette yer alabilirler.

Bunları söyleyen Abdullah Öcalan, yani Ergenekoncu Yalçın Küçük ve Doğu Perinçek ile boy boy resimleri ve görüntüleri çıkan, zaman zaman uluslararası güçlere taşeronluk yapmış, içlerinde kundakta bebekler, kadınlar, yaşlıların da bulunduğu on binlerce insanı öldürmüş, köy ve camiler basıp katliamlar yapmış, köy yollarına mayın döşeyip pek çok köylünün ölmesine veya sakat kalmasına sebep olmuş, esrar üretimini artırıp Kürt gençlerini uyuşturucu müptelası kılmış, Kürt kadınlarını özgürleştirmek adı altında Kürtlerin namus anlayışını yıkmaya çalışan ve bunun için eşcinsellerle yeni bir parti kurup Kürtleri buraya angaje etme gayretinde olan, kurulduğu günden bugüne şiddetin her türlüsünü benimsemiş ve bunu kendileri dışındaki tüm oluşumlara karşı uygulamış ve hâlâ bağlı çeteler üzerinden evleri, dernekleri bombalayan, molotoflayan, silah, sopa ve taşlarla saldıran PKK’nin başı Abdullah Öcalan…

Bırakın eli kanlı olmayı, daha ağzından masum bebeklerin kanının aktığı Abdullah Öcalan’dır bunları söyleyen.

Ve bugünlerde yakalandığı yıllardaki İmralı görüntüleri servis edilen Abdullah Öcalan…

Barış/çözüm sürecini hedef alan bir niyetin piyasaya sürdüğü, ancak çözüm süreci zarar görmesin diye çokça üzerine gitmediğimiz görüntüler…

Ne diyor Abdullah Öcalan bu görüntülerde? Ne demiyor ki… “Devletin bir eri gibi çalışacağını, bir mimar gibi milyonlarca Kürdü devlete bağlayacağını, kendisinin aslının Türk olduğunu ve en has Türkçüden daha fazla Türk olduğunu… vs vs”

Abdullah Öcalan’ın görüntülerini seyredince, insanlık ve Kürt halkı adına utanmamak elde değil. İnsanda biraz şeref, izzet olmaz mı?

Milyonlarca insanı peşine takmış ve onları savaş meydanına süren bir liderin haline bakın. Nefsi için davasını ve halkını satan ibretlik bir kişilik. Devletin sorgu memurları önünde o kadar kıvırtıyor ki, bir dansöz elbisesi giydirmedikleri kaldı.

Bu adama “Kürt Halk Önderi” diyorlar. Kürtler şerefli, asil bir halktır; bırakın bu adamı önder kabul etmeyi, kendilerinden bir nefer olarak bile kabul etmezler.

Binlerce Kürt gencini devlete karşı mücadelede öldürteceksin, yakalanır yakalanmaz da her şeyi satıp, her şeye müsait hale geleceksin. Sonra da dönüp arsızca tertemiz insanlara kara çalıp, onlardan özeleştiri isteyeceksin.  

Twitter ortamında müstear isimle paylaşılan şu mesaj sahibine hak vermemek de elde değil: “Hizbullah fertleri ne kadar gururlanıp, övünseler azdır. Liderleri inandığı davası uğruna izzetlice canını verdi. Apo ise kendisini, davasını ve halkını sattı.”

Hizbullah’ın şu anki lideri Edip Gümüş de Ocak 2000’de yakalandığı zaman, 6 ay aralıksız çok ağır işkenceler altında kaldı. Bu işkencler altında dahi kendisine tabi olanları devlete bağlayacağına dair var mı bir cümlesi?

Öcalan’ın bir tokat dahi yemediği görüntülerde, ihanetin bini bir para.

Öcalan, PKK, BDP bugüne kadar Kürt halkının mazlumiyeti üzerine yalanlarla kendilerine bir saray inşa etmişlerdi. Bu yalandan sarayın sefasını sürüyorlardı.

Devir eski devir devir değil ve Kürt halkı da gerçekleri görüyor. Yalanlarla inşa ettikleri sarayları hakikat güneşinin doğuşu ile buz misali eriyor.

Aslında Öcalan, HÜDA PAR’a sataştığı bu hezeyanlarıyla, kamuoyuna yansıyan görüntülerle ayaklar altına düşen itibarını kurtarmaya çalışıyor. Kendince gündem saptırıyor. BDP, KCK yetkililerinin son günlerdeki sansasyonel açıklamaları da Abdullah Öcalan’ın itibarını kurtarma, gündem değiştirme operasyonlarıdır.

Öcalan’ın haddine midir veya icazet makamı mıdır ki, HÜDA PAR’ın siyaset yapma hakkını belirlesin.

Bugünkü hali ve geçmişiyle Öcalan başkalarından özeleştiri istemeyi bırakıp, tövbe etsin. Başta acılar yaşattıkları Kürt halkı olmak üzere çatışma dayattıkları Hizbullah dahil herkesten özür ve af dilemeli.  

 

Bu yazı toplam 1329 defa okunmuştur.
YORUMLAR
gg
Mülayim
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Şubat 2014 Cumartesi 17:09
çakma huda
veysel karani
çakma huda par allah allah deyip allah ın bi kelamını yerine getiyorsunuz
15 Şubat 2014 Cumartesi 15:47
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
  • Mehmet YAVUZ'un HABERTÜRK'teki muhteşem konuşması
  • Ilısu Barajı'nda su tutma işlemlerine başlandı
  • İttihadul Ulemadan halkın değerleriyle örtüşmeyen etkinliklere tepki
  • "Maneviyata aykırı konserler faydadan çok zarar veriyor"
  • Xaniké şehidleri kabirleri başında anıldı
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Cizre Medya Medyadaki Gözünüz! | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA