• Şırnak14 °C
  • Batman17 °C
  • Diyarbakır19 °C
  • İstanbul18 °C
  • Ankara18 °C

Cizre Medya / Editör

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Özerklik Oyunu ve İnfazlar

04 Aralık 2014 Perşembe 10:34

Kamuoyunun malumudur ki 26 Ekim 2014 tarihinde Cizre’de PKK‘nın yerli milisleri olan YDG-H tarafından Cizre’ nin Nur ve Sur mahallelerinde özerklik ilan edildi. Akabinde sözde özerklik ilan ettiği söz konusu iki mahalleye güvenlik güçlerinin girişini engellemek için sokak girişlerine hendekler kazıldı. Yine 7 Kasım 2014 tarihinde Abdullah Budak (22) ismindeki genç,  infaz edildi. Vahşice işlenen bu cinayeti, halkın ev ve iş yerlerine dağıtılan bir bildiriyle PKK’nın yerli Milisleri YDG-H üstlendi. Aynı tarihte yani 7 Kasım 2014 ta Silopi’nin Zap mahallesinde PKK ‘nın yerli milisleri YDG-H tarafından özerklik ilan edildi. Örgüt, özerklik ilanını sosyal paylaşım siteleriyle görüntülü bir şekilde halka duyurdu. Yine 29 Kasım 2014 tarihinde Cizre de otogar mevkiinde, iş adamı Roşhat  Kırmızıgül (38) YDG-H tarafından silahlarla taranarak katledildi. Aynı tarihte örgüt, Cizre’nin Yafes Mahallesi YDG-H’nin kontrolüne girdi, hendekler kazıldı, özerkliğimizi ilan ettik şeklinde; sosyal paylaşım sitelerinde ilanda bulunuyor.

Bütün bu gelişen olaylara baktınız zaman, bunun ne kadar programlı ve sistemli bir şekilde tasarlanmış olaylar olduğu çok rahat bir şekilde anlaşılmakta ve görülmektedir. Adım adım bölgenin nasıl bir kaosa doğru sürüklendiğini gözler önüne sermektedir. Bütün bu olup biten hadiselerin illeride bu kaosun oluşması için alt yapı hazırlığı olduğu aşikârdır. Yoksa mahallelerde ilan edilen sözde özerklik, kendi kendini yönetme veya karar alma olmadığı, en çok özerklik ilan edilen mahallelerde mukim olan insanlar bilmektedir.

Bu konuda görüştüğümüz insanların anlattıkları düşündürücü olduğu kadar da manidardır. Hemen hemen aynı düşünce ve endişeyi paylaşan ortak şikâyetleri şöyle: “Bizler kendi evimizde veya mahallemizde esir haline geldik. İçinde evlerimizin bulunduğu sokakların girişleri hendekler kazılmış, ulaşım sağlanamıyor. Geceleri mahallelerimize korku hâkim, gün geçtikçe her yönüyle sıkıntılarımız daha da artmaktadır. Yaşama umutla bakmak bizim için fazla bir şey ifade etmiyor” gibi bir ümitsizlik hâkim. Bütün bu sıkıntılarımızı şikâyet edecek bir merci yok artık. Halkın güvenliğinden sorumlu olan devlet, artık güven vermez bir durumdadır.

Seçimlerde oy verdiğimiz BDP/HDP yöneticilerinde şikâyetlerimize cevap verecek durumda olmadıkları” itirafında bulunuyorlar. Hatta ismini vermek istemeyen bir  (DBP)  Demokratik Bölgeler Partisi yöneticisinin; "Artık bu olup bitenlere bir anlam veremiyoruz. Bölge genelinde yapılan bu baskılardan dolayı  kendi tabanımızdan çok ciddi tepkiler alıyoruz. Halk isyan etme noktasına gelmiş bizde bir şey yapamıyoruz" diye acziyetlerini dile getiriyorlar.

Bir diğer adres belediye. Sosyal hizmetlerimizden sorumlu belediye yöneticilerine şikâyetlerimizi götürüyoruz, verdiği cevaplar enteresan: "Biz sizlerden daha çok mağduruz. PKK’nın YDG-H milisleri belediyemize ait araçlara el koymuş artık hizmet götüremiyoruz. Belediyemizde çalışan personelin maaşının bir kısmına el konulmuş. Bu böyle devam ederse belediyenin bütün çalışan personeli iş bırakır. Bizimde artık belediye üzerinde herhangi bir fonksiyonumuz kalmamış bu gidişle istifa etmekten başka bir seçeneğimizin kalmayacağı sonucuna doğru gitmektedir. Onun için biz belediye olarak sizlerden daha çok mağdur durumdayız." Denilmektedir.

Özerklik ilan edilen mahallelerde görüştüğümüz bir diğer kesimde gençler. Çoğunun okul okuduğu, diğerlerinin de esnaflık yaptığı gençler; epey zor durumda olduklarını açık açık ifade ettiler. “Artık burada rahat bir şekilde okullarını okuyamayacağı veya esnaflık yapamayacağı”nı söylüyorlar. Bunun sebebi de son zamanlarda PKK’nın dağ kadrosu mahallerimizde gençleri zorla dağa götürmek için baskı uyguladığı hata bazı gençleri baskı ve silah zoruyla dağa götürüldüğü oluyor. Dağa götürülmeyen gençleri de, mahallede bulunan değişik adresteki evlerin bodrumlarında yine aynı kadrolar tarafından PKK’nın ideolojik ve silah eğitimine tabi tutuyorlar. Buna muhalif kalan gençler ya dövülüyor ya ölümle tehdit ediliyor yâda babalarından haraç alınıyor. Bu böyle devam ederse bizim için hayat çıkılmaz bir hal alır denilmektedir.

Görüştüğümüz şehir esnafının durumu tamamen içler acısı. Esnaf: "Artık dükkânlarımızı açamıyoruz, her gün eylem vardır diye zorla kepenk kapattırılıyor. Esnaf iflasın eşliğinde korkudan kimse sesini çıkartamıyor. En son olarak yaşadığımız bu sıkıntılarımızı, ticaret ve sanayi odası başkanına götürdük. Onlarda bu şikâyetlerimizi HDP eş genel başkanı Selahaddin Demirtaş ile görüştüler. Oda başkanının Demirtaş'tan aldıkları cevap enteresan. HDP eş genel başkanı Selahadin Demirtaş: "Bizde bölgede kapatılan kepenklere bir anlam veremiyoruz. Bunu kim yapıyor? Ne için yapıyor? Neden önüne geçilemiyor?" diye çaresizliğini ve onu aşan bir durum olduğunu itiraf ediyor. Tabi bizi teselli etmek için; "Kandil-Ankara-İmralı hattında bir sıkıntının olmadığını, tam aksine olumlu gelişmelerin yaşandığını, mahallelerde ve merkezlerde reşit olmayan çocukların sürece zarar vermek istediğini" söyledi.  Son olarak Demirtaş: "Ama yine de sizin bu şikâyet ve önerinizi İmralı’ya götüreceğiz!" dedi.  Tabi bunu söylerken kendisi ikna olmadığı halde, bizi ikna etmeye çalıştı..!    

Görüştüğümüz bazı diğer mahalle sakinleri de şikâyetlerini farklı dile getiriyorlar. Evlerinin bulunduğu sokaklar temiz ve gayet sakin yerler olduğunu, son bir ayda başka mahallelerden gelen yüzü kapalı bir grup genç PKK/HDP lehine sloganlar attıklarını, poliste sözde bu gençleri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz bombasıyla karşılık verdiğini belirttiler. İsmini vermek istemeyen mahalle sakinlerinden bir başkası: "Atılan gaz bombalarının hemen hemen hepsinin ya evlerimizin kapısı önüne yâda avlumuza düşüyor. Bu konuda Emniyet yetkililerini aradık. Fakat bir sonuç alamadık. Biz oylarımızı HDP'ye değilde AKP'ye verdiğimiz için bunlar başımıza geliyor. Burada açıkça anlaşıyor ki: YDG-H ile paralel polis beraber çalışıyor. Bir danışıklık içinde hareket etiği anlaşılmaktadır." Diye şikâyetlerini dile getiriyorlar.

Yukarıda anlatılanların hepsi kurgusal sözler veya anlatımlar değil, gerçek ve şuan mevcut durumlardır. Bütün bu mağduriyetlerin yaşandığı, oynanan ve tezgâhlanmaya çalışıldığı yerlerin başında Cizre gelmektedir. Yaşanan bütün bu hadiseler PKK ile Derin Devletin desteği ile gelişmektedir. Bunun açık kanıtı; PKK’nın yerli Milisleri YDG-H güpegündüz kitleleri toplayarak kolluk kuvvetlerinin gözü önünde askeri törenler düzenliyor, asayiş timlerini görücüye çıkartıyor. Derin Devletin icazetini alan bu silahlı militanlar, özerklik(!) ilan ediyor, sokak ve caddeleri kazıp ulaşıma kapatıyor, uzun namlulu silahlar ile anayollarda yol kesip kimlik kontrolü yapıyor, masum insanların araçlarını yakıyor, akşam sokaklarda devriye geziyor, evleri ateşe veriyor, okul yöneticilerini tehdit edip öğrencileri tahliye ediyor, esnaftan haraç  alıyor, haraç vermeyen esnafın dükkanını ateşe veriyor, kepenk kapattırıyor, öğrenci yurtlarını içindeki öğrenciler ile beraber yakıyor, sokak ortasında halkı infaz ediyor. Bütün bu yaşananlar olayların failleri yakalanmıyor. Belki de Devlet faillerini yakalamamakla daha çok insanın katledilmesi için davetiye veriliyor..

Peki, Niçin Cizre?

Bunun birkaç sebebi vardır. Bunu tam olarak anlamak için Cizre’nin coğrafi konumu, manevi kökenlerinin çok güçlü olması ve bölgede uygulanacak siyasi stratejilerde manevra kabiliyetinin çevre bölgeler üzerinde yüksek etkisi olması diye sıralıya biliriz. Ama son zamanlarda PKK eylemleriyle gündemden düşmeyen olayların amacı tamamen Cizre’nin manevi kökenlerini zayıflatmak, jakoben anlayışıyla kendi ideolojisini halka aşılamak için zemin hazırlamaktır. Çünkü  Cizre’nin güçlü maneviyatı ve İslami Kültürü; Marksist PKK’nın halklaşması önünde en büyük engeldir. Belki de bu Komünist PKK açısında bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor. PKK bu işi iyi çözmüş insan kaynağı,  örgütlü güç, siyasi üstünlük ve teşkilatlanma onlar için bir yere kadardır. Önemli olan üzerinde bulunduğu ahlaki kurallar ve ideolojisini benimsetmektir. Aksi takdirde onlar için hayat sahası olanaksızdır. Bunu sıralarsak;

                1-Kadiri tasavvufun merkezlerinden biri olması,

                2-Nakşibendî tasavvufun merkezlerinden biri olması,

                3-Medrese ve tedrisatla bilinmesi,

                4-İslami camia ve cemaatlerin muhabbet merkezi olması,

                5-Halkının ilahi adetlere sıkı bir şekilde bağlı olması.

Evet Cizre çok önemli ve merkezi bir yer. Ancak bu önem Allah (C.C.)'ın verdiği bir önemdir. Bu değer bütün değerlerin üstündedir. Nebilerin ayaklarının değdiği, gemilerinin indiği, medfun oldukları bir yerdir. Onun için; Cizre, Allah (C.C.) dostlarının da önem verdiği güzide bir yerdir. Kim burada kime göz yumuyorsa yumsun, nasıl tepiniyorsa tepinsin, kim kimden korkuyorsa korksun bunun ne Allah (c.c.) ne de Allah dostlarının yanında hiç bir değeri yoktur.

Şüphesiz Müslüman Kürt halkı, kendisine bahşedilen bu ilahi önemin şükrünü eda edecek, sorumluluğunun bilincinde ve sahip çıkacak kadar vefakârdır. Allah'a emanetsiniz.

Bu yazı toplam 11568 defa okunmuştur.
YORUMLAR
PKK
ROJAVA
Siz nasil bi ruyalar alemindesiniz bilmiyorum. Ama eger cizre de boyle halkinda sikayetci oldugu bir durum yasaniyorsa o zaman nasil oluyorda BDP birinci parti olarak cikiyor.kendi kitlenize moral amacli haber yapmanizi anlayabilirim ama bu kadari da karsinda ki kitleyi koyun yerine koymaktir herhalde kitlenizde bu yazi ya inanacak kadar beyinden yoksun degildir. Sunu da unutmayin ki kimin ne kadar imanli oldugunu ancak ve ancak yuce yaratan bilir.karar mercii siz asla olamazsiniz.
28 Aralık 2014 Pazar 03:36
pkk eşittir vahşet.
ahmet
Devlet nerede, polis olay yerine geliyor silahlı pkk lıları görünce geri kaçıyor. siz polisler gerçekten korktunuzmu yoksa ne halleri varsa görsünler'mi dediniz. yoksa sizmi desteklediniz o pkk lı gençleri. sizmi silah verdiniz yoksa o eli silahlı maskeli gençler polismi ? ondanmı geri kaçtınız panzerlerinizle???
28 Aralık 2014 Pazar 02:03
Cizre artık çekilmez
cizreli
Eskiden devlet bizi ezerdi, Evimizde ,rahat bırakmazdi hatta öldürüldü. Infaz yapardı. Şimdi Ydg h geçligi bize bu zulmü yapıyor normal olarak halk arasında konuştuğumuz zamanda bunlar gençlik değil bunla gençlik değilse kim...Belediye ve Bdp yıllık belediye için kiralanıp yıllık yaklaşık 200 .000 tl veriyor bizim eski belediye Binasında ne vardı da oraya taşındınız...ben oyumu hdp ye vermiştim bu secimde oy kullanmayacam...ve benim gibi düşünen insanlar var.
25 Aralık 2014 Perşembe 17:17
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
  • Yavuz: Ne felaket tellallığı ne de hamaset kolaycılığı
  • Erdoğan ABD'nin Türkiye'yi tehdit ettiğini açıkladı
  • "Kur’an kurslarımızı önemsiyor, yıl boyunca devam etmesini istiyoruz"
  • Öldürülen PKK'li tartışmalı belgeselde rol almış
  • 18 yıldır evlat hasreti çeken anne hayata gözlerini yumdu
ÜYE İŞLEMLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Cizre Medya Medyadaki Gözünüz! | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0000 000 00 00 | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA